Çanakkale’nin sahil hattı, üç hafta süren 1. Uluslararası Çanakkale Seramik Sempozyumu’nun ardından devasa seramik heykellere ev sahipliği yapmaya başladı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (ÇASEM), Çanakkale Belediyesi ve Kaleseramik iş birliğiyle düzenlenen sempozyumda 14 ülkeden gelen sanatçı, kentte kalıcı olacak eserler üretti.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Yeşim Zümrüt, yalnızca üç haftalık bir etkinlik değil, kentte kalıcı olacak eserler ve geleceğe yönelik bir seramik rotasının altyapısını oluşturduklarını söyledi. Kore’den ABD’ye, Tayland’dan Macaristan’a uzanan geniş bir coğrafyadan gelen 14 sanatçı, 37 öğrenci ve mezun asistanla birlikte üç hafta boyunca aynı üretim ortamını paylaştı.
Yerinde pişirim ile büyük risk göze alındı
Sempozyumun en özgün yanlarından biri, Kaleseramik tarafından özel üretilen 2 metre 60 santimetre yüksekliğindeki fırınlarla yapılan yerinde pişirim oldu. Zümrüt, büyük ölçekli bir seramik eserin pişirim için başka bir yere taşınmasının ciddi teknik riskler taşıdığını, bu sayede sanatçıların eserlerini kendi üretim alanlarında tamamlayabildiğini anlattı. Akşam saatlerinde 1100 santigrat derecenin üzerindeki fırınların açılışı, seramiğin ateşle dönüşümünü izleyicilere adeta kamusal bir performans olarak sundu.
Kordon boyunca kalıcı bir seramik rotası hedefleniyor
Ortaya çıkan eserler artık Çanakkale’nin kamusal alanlarının bir parçası. Zümrüt, uzun vadede kentte yürüyerek deneyimlenebilen bağlantılı bir seramik rotası oluşturmayı, 2028’de Avrupa Seramik Rotası’na ev sahipliği yapmayı hedefleyen Çanakkale’nin bu alandaki görünürlüğünü artırmayı amaçladıklarını belirtti. Eserlerin açık havada sergilenmesiyle birlikte bazı heykellerin kırılması gibi beklenmedik zorluklar da yaşandı; ancak ekip, sanat eserinin çevresindeki boşluğun da algısının bir parçası olduğunu düşünerek koruyucu bariyer kullanmamayı tercih etti.
